O Öyle Söylenmez – 4 -Maruz-Mazur-Mahsur-Mahzur-Mahzun-Mahsun-Mahiyet-Maiyet03:00

  • 1,145 izlenme

O Öyle Söylenmez

Maruz – Mazur 

Birbiriyle karıştırdığımız sözcükler var. Çok da haksız değiliz aslında ya bir harf değişik ya da bir harfin yeri değişik. “Maruz” örneğin. Bir olayın etkisinde kalma ya da karşısında bulunma demek. “Tehlikeye maruz kaldım”. Yani tehlikeyle karşı karşıya kaldım. “Sunulan şey” anlamı da var bu kelimenin. Ama biz çoğulunu kullanmayı tercih ediyoruz. “Bir maruzatım var” dediğimizde“Bir isteğim var.” demek istiyoruz. “Mazur” ise farklı.Mazereti olan demek.Daha çok “mazur görmek” kalıbını kullanıyoruz. “Beni mazur gör.” yani “Beni hoş gör, affet.”

“Tehlikeye mazur kalmak” ya da “Beni maruz gör.” söyleyişleri doğru değil.

Yanlış söylendiğini pek duymadım ama ben gene de hatırlatayım, her ikisinde de “a” uzun.

 

Mahsur – Mahzur

Maruz ve mazur karışıklığından sonra bir de mahsur ve mahzur var. “Mahsur” çevrilmiş, kuşatılmış, etrafı sarılmış demek. Evde mahsur kaldı yani kapalı kaldı, çıkamadı dışarıya. Ya da yangında mahsur kaldı. “Mahzur” ise sakınca demek. “Bir mahzuru yok” deriz örneğin, sakıncası yok, olabilir anlamında. “Evde mahzur kalmasının bence bir mahsuru yok.” cümlesi yanlış yani.

Mahzur kelimesini mazur ile karıştırmamak gerek. Hatırlayın o mazereti olan demekti. Mahzur; arada “h” harfi var ve ek aldığında “u” sesi uzun söylenir. En iyisi Türkçesini kullanalım, sakıncası yok diyelim. “Mahsur” un Türkçesini kullanın diyemeyeceğim çünkü örneğin “Yangında kapalı kaldı.” dediğimizde olayın vahametini sanki çok etkili anlatamıyoruz. Ne dersiniz?

 

Mahzun – Mahsun

Yine birbirine karıştırılan iki sözcük. İlki “z” ile, “mahzun”.Üzgün, kederli, hüzünlü demek. İkincisi “s” ile “mahsun”. Güçlü, güçlendirilmiş, sağlam anlamında. Erkek adı olarak da tercih ediliyor dilimizde. Her ikisi de Arapçadan geçmiş dilimize ve ek aldıklarında “u” sesi uzun okunuyor. Arkadaşımızı kederli gördüğümüzde “Seni mahsun gördüm.” diyemeyiz. Zor mu geliyor birbirine karıştırmadan söylemek, o zaman “Seni üzgün gördüm.” diyelim.

 

 

Mahiyet – Maiyet

Biri diğerinin yerine kullanılan iki sözcük. “Mahiyet” nitelik, bir şeyin aslı, özü demek. “Bu işin mahiyetini öğrenebilir miyim?” örneğin. “Maiyet” ise beraberlik, birlikte bulunma demek.İkinci olarak da bir amirin emri altında olma anlamı var. “Mahiyetindeki kişilerle beraber geldi” diyemeyiz yani. Mahiyet yerine maiyet dememiz gerekli. “Maiyetindeki kişilerle beraber geldi” de diyemeyiz. Çünkü sözcüğün içinde zaten beraberlik, birliktelik anlamı var. Doğru söyleniş; “Maiyetindeki kişilerle geldi.”, “Maiyetindekilerle geldi.” ya da “Maiyetinde bulunanlarla geldi.” olmalı. İkisi de Arapça kökenli.

Mahiyette “a” uzun, diğerinde kısa.

 

“Unutmayın, dilimizi doğru konuşmak hepimizin sorumluluğu.”

Video'yu Beğendiniz mi?
"Hayır Teşekkürler. Lütfen pencereyi kapat"